soyer

Archive for 2009|Yearly archive page

“POPÜLER KADIN DERGİLERİNDE TOPLUMSAL CİNSİYET AYRIMININ TEMSİLİ: COSMOPOLİTAN VE BİZİM AİLE DERGİLERİ”

In Projeler on 11 Kas 2009 at 18:19

GİRİŞ  

Toplumsal değişim sürecinde toplumlar, geleneksel yapılardan modern yapılara doğru devinim içinde bulunmaktadır. Toplumun bütün kesiminde gerçekleşen bir süreç olarak değerlendirilen toplumsal değişme süreci, o toplumun içinde bulunan her kurum ve her bireyi yakından etkilemektedir. Toplumsal değişmeyle birlikte aile yapısında,  kadın ve erkek kimliklerinde de büyük değişimler gözlenmektedir. Bu bağlamda kadın ve erkek kimliklerinin farklı şekillerde konumlandırılışı, toplum yapılarına göre farklılık göstermektedir. “Toplumsal cinsiyet ayrımı” olarak tanımlanan kadın-erkek arasındaki farklılıklar düzeyi ve kadın ve erkeğin farklı konumlandırılışı, toplumun kendi yapısı içerisinde şekillenmektedir.  

Tarih boyunca kadın ve erkek birbirinin karşıtı bir alanda konumlandırılmakta ve birbirine göre hiyerarşilendirilmektedir. Kadın ve erkeğin endüstriyel alanda aynı ya da benzer çalışma rollerindeki, konumlarının sayıca artışına rağmen, kadının konumu eşitsizliğini sürdürmektedir. Toplumsal yaşamda erkek ve kadınlar, birbirini tamamlayan bir şekilde değil erkeğin kadına üstünlüğü ile belirlenen bir yapıda yer almaktadır. Bu ayrım, kişilerin özel ve kamusal yaşantılarında, belirleyici halde bulunmaktadır.  

Toplumsal cinsiyet ayrımı sürecinde, medya da önemli bir konumda yer almakta ve medyanın hegemonik bir araç olduğu kabul edilmektedir. Medya (Gazeteler, dergiler, televizyon, radyo vb) yer verdiği kültürel içeriklerle toplumsal hegemonyayı yeniden üretmektedir. Özellikle medya içeriklerinin, toplumsal cinsiyet ayrımını ortaya koyan ve pekiştiren yanı olduğu anlaşılmaktadır.  

Yazının devamını oku »

Reklamlar

“ANİMASYON FİLM AFİŞLERİNDE DUYGUSAL ZEKA KULLANIMI: GÖRSEL VE METİNSEL ÖĞELER ARACILIĞIYLA YARATILAN BEĞENİLER”

In Bildiriler on 11 Kas 2009 at 00:09

  

1. GİRİŞ

Günümüzde medyanın kültürel ve sosyal boyutuyla izleyicileri/okuyucuları etkilediği birçok araştırmacı tarafından kabul edilir durumdadır (Chiricos, Eschholz&Gertz, 1997). Geniş kitlelere ulaşmayı başarabilen medyanın kullandığı içerikler bu kitleleri maniple edici şekildedir.

Kitlelerin içinde yer alan çocuk bireyler de söz konusu içerikler doğrultusunda yönlendirilmekte ve bir yandan ideolojik ardalanlarıyla bir yandan da tüketici bireylerin yetiştirilmesinde biçimlendirilmektedirler. Araştırmalarda, çocuk bireylerin özellikle televizyon ve sinemada yer alan şiddete yönelik mesajlardan gerek görsel gerekse de kahramanların konuşma dillerine ilişkin olarak etkilendiklerini ve özdeşim kurdukları ortaya konulmaktadır (Kara, 2007; Batur, 1998). Bu nedenle medya mesajlarının çocuğun benlik gelişimini inşa eden rolü önemlidir.

Yazının devamını oku »

Doğruluk , insanın kalbinin en gerçek anlatımıdır. (Konfüçyüs)

In Bildiriler on 10 Kas 2009 at 23:17