soyer

POPÜLER KADIN DERGİLERİNDE TOPLUMSAL CİNSİYET AYRIMININ TEMSİLİ: COSMOPOLİTAN VE BİZİM AİLE DERGİLERİ

GİRİŞ

Toplumsal değişim sürecinde toplumlar, geleneksel yapılardan modern yapılara doğru devinim içinde bulunmaktadır. Toplumun bütün kesiminde gerçekleşen bir süreç olarak değerlendirilen toplumsal değişme süreci, o toplumun içinde bulunan her kurum ve her bireyi yakından etkilemektedir. Toplumsal değişmeyle birlikte aile yapısında,  kadın ve erkek kimliklerinde de büyük değişimler gözlenmektedir. Bu bağlamda kadın ve erkek kimliklerinin farklı şekillerde konumlandırılışı, toplum yapılarına göre farklılık göstermektedir. “Toplumsal cinsiyet ayrımı” olarak tanımlanan kadın-erkek arasındaki farklılıklar düzeyi ve kadın ve erkeğin farklı konumlandırılışı, toplumun kendi yapısı içerisinde şekillenmektedir.

Tarih boyunca kadın ve erkek birbirinin karşıtı bir alanda konumlandırılmakta ve birbirine göre hiyerarşilendirilmektedir. Kadın ve erkeğin endüstriyel alanda aynı ya da benzer çalışma rollerindeki, konumlarının sayıca artışına rağmen, kadının konumu eşitsizliğini sürdürmektedir. Toplumsal yaşamda erkek ve kadınlar, birbirini tamamlayan bir şekilde değil erkeğin kadına üstünlüğü ile belirlenen bir yapıda yer almaktadır. Bu ayrım, kişilerin özel ve kamusal yaşantılarında, belirleyici halde bulunmaktadır.

Toplumsal cinsiyet ayrımı sürecinde, medya da önemli bir konumda yer almakta ve medyanın hegemonik bir araç olduğu kabul edilmektedir. Medya (Gazeteler, dergiler, televizyon, radyo vb) yer verdiği kültürel içeriklerle toplumsal hegemonyayı yeniden üretmektedir. Özellikle medya içeriklerinin, toplumsal cinsiyet ayrımını ortaya koyan ve pekiştiren yanı olduğu anlaşılmaktadır.

Bireylerin toplumu algılamalarında, büyük etkiye sahip araçlar olarak tanımlanan kitle iletişim araçları sayesinde bireyler, gördükleriyle kendi zihninde oluşan sembolleri birleştirerek özdeşleşmekte ve medya bu şekilde topluma ait yeni değerler ve erkek kadın kimliklerini inşa etmektedir. Kitle iletişim araçlarında, toplumsal değişme sürecinde kadının geleneksel rollerinde bir farklılaşma olup olmadığı, kadının toplumdaki konumunun ne şekilde etkilendiği ve toplumsallaşmanın aracı kurumlarından biri olan basının kadını nasıl konumlandırdığını açıkça belirginleşmektedir.

Yazılı basının kadını nasıl konumlandırdığı,  basında yansıtılan kadın imajının geleneksel, geçiş, modern, postmodern ya da tüketen kalıplarının hangisine uygun olduğu haber dili ve kullanılan fotoğraflarda kendini göstermektedir. Kitle iletişim araçlarının iletileriyle bireylerin dünya görüşü üzerinde etkide bulunulmakta ve “ideal” kadın, anne, erkek, aile gibi kalıplar yaratılmaktadır. Erkek egemenliğin ön plana çıkarıldığı erkeğin “güçlü, kuvvetli, egemen” kavramlarıyla temsili söz konusu iken, kadın “fedakar anne, sadık eş,” gibi özellikleriyle konumlandırılmaktadır. 

 Kitle iletişim araçlarında kadınlar sözkonusu kalıpların yanı sıra cinsellikleriyle de ön planda yer almakta ama erkek egemen söylemlerce tanımlanmış cinsel kimlikleriyle var oldukları görülmektedir. Medyada kurulan kadın kimlikleri giderek artan bir biçimde erkek egemen söylemlerce tanımlanan bir cinsellikle örtüşür hale gelmektedir. Bu söylem ana hatlarıyla kadını pasif kolayca el konulabilir, hükmedilebilir bir cinsel haz nesnesine dönüştürmektedir[1].

Kapitalist üretim anlayışından etkilenen kitle iletişim araçları, toplumsal değer yargılarına uygun kadın-erkek imgesine göre üretim yaparken, var olan feodal değerleri olduğu gibi kabul etmekte, sorgulamadan yeniden üreterek, erkek egemen ideolojinin toplumsal yaşamda sürmesine katkıda bulunmaktadır. Kitle iletişim araçları ile dayatılan kadın imajı, toplumda kadına yüklenen rollerle uyum göstermekte ve bu rol ya “güzel, hoş iyi eş, iyi anne, iyi ev kadını” ya da cinsel obje olarak iyi-kötü olarak tanımlanmaktadır.

Kitle iletişim araçları ayrıca kendi yayın politikalarına göre, kadın kimliğini maniple etmektedir. Yazılı basının ikinci büyük grubunu oluşturan dergiler de yayın politikalarına uygun olarak kadını konumlandırırken muhafazakâr çizgide yer alan dergiler kadını, aile içinde tanımlayan egemen görüşünden yola çıkarak, onu ev içi alana hapsetmekte ve “iyi bir eş ve fedakâr sadık bir anne” olması yönünde inşa etmektedirler. Kadını öne çıkaran modern ve postmodern kadın kimliğinin ön plana çıkarıldığı dergiler de ise, kadın ve erkek ilişkilerinde “seks, flört, cinsellik, diyet, sağlık, spor, alışveriş, moda, vb.” konularda kadın kimliği konumlandırılmakta ve kadın “meta”laştırılmaktadır.

Çalışmanın temel konusunu oluşturan “Popüler Kadın Dergilerinde Toplumsal Cinsiyet Ayrımının Temsili: Cosmopolitan ve Bizim Aile Dergileri” başlıklı tezde, toplumsal cinsiyet ayrımı temelinde kadının ve erkek temsilinin farklı yayın politikalarına sahip dergilerde farklı biçimlerde sunulduğunun ortaya konulmasıdır.

Bu çalışmanın birinci bölümde, “Toplumsal Yapı ve Toplumsal Cinsiyet Ayrımında Kadın” başlığı altında toplumsal yapı ve farklı toplum yapılarındaki kadın kimliklerine değinilmektedir. İşbölümü ve uzmanlaşmanın gelişmediği, nüfusun az, toplumsal kontrol mekanizması görevini geleneklerin üstlendiği, üyeler arası sıkı ve yakın ilişkilerin egemen olduğu ve “biz” duygusunun ön planda olduğu geleneksel toplum yapılarında “geniş aile” kavramına değinilmekte ve kadın “anne, fedakâr eş, çocuk doğurmakla görevli,  ev içi alanla sınırlı birey” olarak tanımlanmaktadır.

Kentleşme olgusuyla beraber kırdan kente göç edenlerin hızlandığı, kentlerde geleneksel ve modern toplum yapısının özelliklerinin bir arada görüldüğü, geçiş toplumlarında kadın kimliği ise, yine erkek hegemonyası altında fakat üretim sürecinden tümüyle koparak “gündelikçilik, temizlikçilik” diye tanımlanan ev işlerini düşük ücret karşılığı ve çoğunluğu sosyal güvenceden yoksun olarak sürdürmektedir.

Sanayileşmeyle birlikte tarıma dayalı geleneksel toplumun yerini sanayi toplumlarının ve geniş ailenin yerini çekirdek ailenin almasıyla modern toplum yapıları oluşmaktadır. Modern toplum yapılarında kadın klasik ev içi rollerinin dışına çıkmakta ve büyük kentlerde yaygınlaşan kreşler, anaokulları sayesinde kadının çocuk yetiştirme işlevi hafiflemektedir. Bu kurumlar sayesinde artık kadın daha özgür hale dönüşmektedir. Modernlikten tamamıyla kopuş olarak ifade edilen Postmodern anlayışta ise, kadın tüketim odaklı, tek tipleşen, imaj ve görüntüsüne önem veren kimliğiyle ön plana çıkmaktadır.

Çalışmanın ikinci bölümde, “Toplumsal Cinsiyet Kavramına Teorik Yaklaşımlar” başlığı altında çeşitli teorik yaklaşımlara göre toplumsal cinsiyet konusu ele alınmaktadır. Bu teorik yaklaşımlar, Yapısal Fonksiyonalist Yaklaşım, Çatışma Yaklaşımı, Sembolik Etkileşimci Yaklaşım, Feminist Yaklaşım, (Radikal Feminizm, Liberal Feminizm, Marksist-Sosyalist Feminizm, Kültürel Feminizm) ile incelenmektedir. Ayrıca yine ikinci bölümde “Kitle iletişim Sürecinde Kadın ve Erkek Temsilleri” başlığı altında kadın kimliğinin yeniden inşası ve özellikle dergi içeriklerinde kadın kimliğinin yeniden inşası konusuna değinilmektedir. 

Çalışmanın üçüncü bölümünde ise araştırma bölümü yer almaktadır. Araştırma Cosmopolitan ve Bizim Aile (aylık kadın ve aile dergisi) adlı iki dergi üzerinde ele alınmaktadır. Derginin kapak ve içeriklerinde (haber içerikleri, haber başlıkları, fotoğraflar, illüstrasyonlar) modernleşme ve feminist kuramlar ışığında, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına yönelik veriler ortaya çıkarılmakta ve değerlendirmeye gidilmektedir. Araştırmada nitel veriler ışığında içerik analizi uygulanmaktadır.


[1] Ayşe Saktanber, Türkiye’de Medya’da Kadın: Serbest Müsait Kadın veya İyi Eş Fedekar Anne, Der; Şirin Tekeli, 1980’ler Türkiye’sinde Kadın Bakış Açısından Kadınlar, İstanbul: İletişim,1995.s.213.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: